Işık Ağacı ve Gizemli Vadi

Lila ve Aras, Işık Vadisi'nin ışıklarını kaybettiğini fark edince, efsanedeki gibi Işık Ağacı’nı kurtarmaya karar verdiler. Ormandan geçerken, bilge baykuşun verdiği üç sınavla karşılaştılar: şefkat göstererek yaralı bir kaplumbağaya yardım ettiler, cesaretlerini kullanarak korkularını yendiler ve bilgeliklerini kullanarak labirenti aştılar. Işık Ağacı’nın merkezinde, kaybolan kristal kalbi yerine koyarak vadinin ışığını geri getirdiler. Ağaç, minnettarlığını göstermek için onlara altın yapraklar verdi ve köylerine döndüklerinde kahraman gibi karşılandılar. Bu macera onlara, en büyük sihrin iyilikte saklı olduğunu öğretti.

Işık Ağacı ve Gizemli Vadi

Bir zamanlar, dağların ardında saklı, insanların “Işık Vadisi” dediği bir yer vardı. Bu vadi, geceleri yıldızların en parlak ışıltılarını toplayan, gündüzleri ise güneşin altın rengi ışınlarını içine hapseden sihirli bir ağaçla korunurdu. Ancak bu ağacın sırrını yalnızca saf kalpli çocuklar bilebilirdi…


Bölüm 1: Kaybolan Işıklar

Lila ve Aras adında iki kardeş, vadinin kenarındaki küçük bir köyde yaşarlardı. Bir gece, anneleri onlara vadiyle ilgili bir efsane anlattı: “Işık Ağacı hasta olduğunda, yaprakları solar ve vadideki tüm canlılar üzüntüye boğulur. Ama onu iyileştirecek olan, yüreği sevgi dolu iki çocuğun fedakarlığıdır.”

Ertesi sabah, Lila pencereden bakarken vadinin üzerindeki ışıltının söndüğünü fark etti. “Aras, bir şeyler yanlış!” diye bağırdı. Koşarak babalarının yanına gittiler, ama o bile çaresizdi. “Belki de efsane gerçektir,” dedi babaları derin bir iç çekerek.

İki kardeş, gözlerini kırpmadan karar verdi: Işık Ağacı’nı bulacaklardı. Yanlarına bir somun ekmek, bir şişe su ve annelerinin ördüğü yün battaniyeyi alıp yola koyuldular.


Bölüm 2: Sihirli ın Bekçileri

Vadiye giden yol, sık ağaçlarla kaplı karanlık bir ormandan geçiyordu. Dalların arasından aniden iri gözleri olan beyaz bir baykuş belirdi. “Bu yoldan geçmek isteyenler, üç sınavı geçmeli!” diye uyardı baykuş.

İlk sınav, şefkatti. İlerlerken, yaralı bir gördüler. Aras, “Yardım etmeliyiz!” diyerek sırtına merhem sürdü. Kaplumbağa minnettar bakışlarla, “Nehrin altındaki altın taşı bulun,” diye fısıldadı.

Nehir o kadar hızlı akıyordu ki, geçmek imkânsızdı. Lila, kaplumbağanın sözünü hatırlayıp taşı aradı. Sonunda, suyun içinde parlayan bir taş buldular. Taşı kaldırdıklarında, sular ikiye ayrıldı ve yol açıldı!


Bölüm 3: Gölgeler Mağarası

İkinci sınav, cesaretti. Mağaranın girişinde, kocaman bir tilki onları durdurdu: “İçerideki karanlık, kalbinizdeki korkuyu yansıtır. Işık getirmeden giremezsiniz!”

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Gökkuşağı Ormanı ve Renkli Yıldızlar

Aras cebinden bir çakmak çıkardı, ama tilki başını iki yana salladı: “Gerçek ışık, ateşte değil, yürektedir.” Lila, battaniyeyi yere serip üzerine oturdu. Annesinin sevgisini düşündüğünde, battaniyenin iplikleri altın renginde parlamaya başladı! Bu ışıkla mağaraya girdiler ve duvarlardaki korkunç gölgeler yok oldu.


Bölüm 4: Bilgelik Labirenti

Son sınav, akıldı. Dev taşlardan oluşan bir labirentin önünde, minik bir ateş böceği belirdi: “Doğru yolu bulmak için rüzgârı dinleyin.”

Labirentin içi karmaşıktı, ama Lila kulak verdi: “Vızıldayan bir ses duyuyorum!” Rüzgâr, taşların arasından geçerken melodiler çalıyordu. En yüksek sesin geldiği yöne yürüdüler ve labirentin merkezine ulaştılar.


Bölüm 5: Işık Ağacının Sırrı

Merkezde, yaprakları solmuş dev bir ağaç duruyordu. Köklerinin dibinde, üzeri tozlarla kaplı bir kalp vardı. Aras, kalbi eline aldığında, ağacın gövdesinde bir yarık açıldı. İçine kalbi yerleştirdiklerinde, ağaç titremeye başladı.

Yapraklar altın rengine döndü, dallardan ışık hüzmeleri saçıldı. Vadi yeniden canlandı! Baykuş, tilki ve ateş böceği teşekkür etmek için yanlarına geldi. “Siz, gerçek kahramanlarsınız,” dedi baykuş.


Bölüm 6: Eve Dönüş

Ağaç, minnettarlığını göstermek için iki altın yaprak verdi. “Bunlar size her zorlukta yol gösterecek,” dedi. Köye döndüklerinde, herkes onları coşkuyla karşıladı. Artık her gece, vadinin ışıkları çocukların yastıklarının altına sızar, onlara güzel rüyalar getirirdi.


Son Sözler
Lila ve Aras, büyüdüklerinde bile o altın yaprakları sakladılar. Çünkü biliyorlardı ki; şefkat, cesaret ve bilgelik, dünyadaki tüm karanlıkları yenebilirdi.

Ve onlar, hiçbir zaman Işık Ağacı’nın fısıldadığı sırrı unutmadılar: “En büyük sihir, iyilikte saklıdır.”

Evet çocuklar, masalımız burada bitiyor. Siz de Klasik Çocuk Masalları kategorisinde bir masal yazıp bize gönderebilirsiniz. Göndereceğiniz masallar sayesinde binlerce çocuk masal okuyarak uykuya dalacak.

Çocuklarımızın İlgisini Çekebilir  Elif ve Melike'nin Sevgi Dolu Bahçesi
Isik Agaci ve Gizemli Vadi 2

Masal Abisi

Masal Abisi Olarak Değerli Okuyucularımıza Özgün ve Kaliteli Masallar Okuyoruz.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu